Ana Sayfa>Ameliyatlar>Yüz Gençleştirme Ameliyatları
Sitemizde göreceğiniz tüm fotoğraflar hastane ortamında çekilmiştir. Dr. Teoman Doğan muayenehane ortamında estetik ameliyat gerçekleştirmemektedir.
YÜZ GENÇLEŞTİRME AMELİYATLARI

Yüz gençleştirme ile ilgili bir girişim yapmadan önce yüzü bir bütün olarak görmek, yaşlanmanın nedenlerini iyi anlamak çok önemli.

Böyle bir ameliyat düşünen herkes ilk önce araştırmaya giriyor ve aklı iyice karışıyor. Sanki elimizde gözler için, alın için, orta yüz ve yanaklar için, kırışıklılar için, gıdı için birbirinden tamamen bağımsız, çok farklı yöntemler varmış ve bunlardan bazılarının içlerinden bir seçim yapılması gerekiyormuş gibi bir izlenime kapılıyorlar. Oysa yüz bir bütün ve her bölgesini beraber değerlendirmek, ortak bir plan yapmak gerekiyor.

Diğer yandan yaşlanmanın ne olduğunu da iyi değerlendirmek gerekiyor. Bir kere bütün sorunu sadece kırışıklılar olarak görmek çok eksik bir bakış. Kırışıklıklar elbette bir sorun ama 5 yaşında bir çocuğun bile yüzünde bir çok kırışıklık görebilirsiniz. Dolayısı ile önemli olan yüzde üç boyutlu bir bütünlük, bir tazelik, gençlik yakalayabilmek.

Ben bir yüzü analiz ederken özellikle iki bölgeye büyük önem veriyorum. Bunların birincisi göz çevresi. Göz çevresinde dikkat ettiğim şey ise, zannedileceği gibi kırışıklıklar asla değil. Göz çevresi doğal olarak belli kırışıklıkları zaten barındırıyor. Bu bölgede olması gereken en önemli özellik doğal bir “dolgunluk”. Bu bence yüzde olması gereken en önemli gençlik ifadesi.

Dikkat ettiğim ikinci önemli nokta çene hattı. Bu hattın düz olması, çene kontürünün en geriden ağız kenarına kadar net bir şekilde gözüküyor olması da genç ve taze bir ifade için olmazsa olmaz. Özellikle yanakların çene hattı üzerinden aşağıya, gıdıya doğru sarkmaya başlaması çok dikkat çekici bir yaşlanma bulgusu. Bu genellikle 40 lı yaşlarda başlıyor ve 50 yaşına gelindiğinde hemen herkeste bu hat bozulmuş oluyor.

Ne yapmalı:

Cevap çok basit: Mutlaka göz çevresindeki dolgunluk kaybı yerine konmalı, çene hattı düz bir hale getirilmeli.

Bunun dışında yapılması gerekecek bir çok şey var, ama bunlar daha çok tamamlayıcı tedaviler olarak görülmeli.

1. Mikro-yağ enjeksiyonu:

Bu bence bir yüz gençleştirme işleminde, her ne yapılıyorsa yapılsın, olmazsa olmaz bir işlem. Ben yağı bel kenarından alıyorum. Alma işlemi liposuction’a çok benziyor, özel bir kanül ve kapalı bir enjektör sistemi kullanılıyor. Alınan yağlara özenmek, yıkamak ve enjeksiyona hazır hale getirmek gerekiyor. Yüz bölgesinde özellikle “mikro yağ enjeksiyonu” yapmak çok önemli.

Bu son 2-3 senedir bilinen bir teknik. Normal yağ enjeksiyonuna dışarıdan çok benzese de verilen yağ partikülleri gözle görülmeyecek kadar küçük olduğu için yağ neredeyse krema halinde, ve çok ince bir kanül ile yüz bölgesine verilebiliyor. Bu yeni teknik gerçekten yağ enjeksiyonunda bir devrim yarattı. Göz çevresi klasik yöntem ile yağ enjeksiyonu için zor kabul edilen, verilen yağların topak topak olmasından korkulan bir alandı. Mikro yağ enjeksiyonu bu sorunu büyük oranda ortadan kaldırdı.

Yağ yüzde her yere verilen bir şey de değil. Belli bölgeler belirleniyor ve buralara çok sınırlı miktarlarda enjeksiyon yapılıyor. Benim en sık yağ verdiğim bölgeler göz altları, üst göz kapağı, kaş kenarları, alın, dudaklar, çene ucu yanaklar, yüzdeki ince ya da derin bütün kırışıklıklar.

Özellikle üst göz kapaklarında çöküklük ve derin bir hat olması ancak çok yaşlı insanlarda görülen bir yaşlılık ifadesi. Eğer bu hatta çöküklük varsa mutlaka yağ ile bu hattı dolgunlaştırmak gerekiyor. Göz altlarında ki dolgunluk kaybının en önemli bulgusu torbalanma. Hastalarım bana haklı olarak göz altlarında ki torbaları almam için geliyorlar. Halbuki sorun genellikle torbalarda ki artış değil torbaların etrafında bulunan yastıksı yağ dokusunun erimiş olması ve bu torbaların bir anda ön plana çıkmaları, görünür hale gelmeleri. Sık yapılan bir hata bu gibi durumlarda bu torbaları almak.

Bu genellikle ilk 6 ay iyi sonuç veriyor ama bir süre sonra ameliyat şişlikleri yok olmaya başlayınca göz çevresindeki çöküklük artıyor ve torbasız ama daha yaşlı bir görüntü ortaya çıkıyor.

Kaş seviyesine yağ vermekte çok sevdiğim bir işlem. Bu hattın dolgun olması çok önemli bir gençlik ifadesi sağlıyor. Bir çok insanda alın bölgesinde de bir düzleşme oluyor ve mikro-yağ enjeksiyonu ile alnı yeniden yuvarlak hale getirmek çok önemli.

Yağ enjeksiyonu ile ilgili en sık karşılaştığım soru yağların ne zaman eriyeceği.

İnsanlar bu yağların eriyeceğinden o kadar emin ki, soru eriyecek mi diye değil, ne zaman eriyecek, ne zaman tekrar edilmesi gerekecek diye soruluyor. Oysa özellikle mikro-yağ enjeksiyonu tekniğinde verilen yağların kalıcılığı çok yüksek.

2. Endoscopic Lifting:

Bu benimde öğrencisi olduğum hocam Oscar Ramirez’in geliştirdiği teknik. Amaç orta yüz bölgesini ve kaş kenarlarını kaldırmak, yükseltmek, dolgunlaştırma ve germek. Yüz gençleştirmede çok önemli bir ameliyat, bir çok durumda olmazsa olmaz diyebileceğim bir işlem.

Yanaklar ve kaşların yan kısımları zamanla hem dolgunluklarını kaybediyorlar hem de yerçekimine yenik düşüyorlar ve hafif pörsümüş bir şekilde aşağı kayıyorlar. Bu bir kaç sonuç doğuruyor, bir kere kaşlarda bir düşüklük başlıyor. Düşen kaşlar hem üst göz kapağında bir yığılma ve yorgun bir ifade oluşturuyor hem de göz kenarındaki kaz ayağı kırışıklıkları katlanarak artıyor. Orta yüzün ve yanakların aşağı inmesi de hem dudak yanak arası derin bir hat oluşturuyor hem de dudak kenarlarını aşağı sarkıtıp, hiç bir nedeni olmadığı halde insanı mutsuz keyifsiz gösteriyor.

Ameliyat:

Bu ameliyat iki şekilde yapılabiliyor. Bazen sadece şakaklardan girerek bu bölgeden kaş-orta yüz bölgesini asmak yeterli oluyor. Bazen ağız içerisinden de girerek bütün yanağı yukarı kaldırmak ta gerekebiliyor. Yani hem yukarıdan çekiyorsunuz hem de aşağıdan yukarıya doğru kaldırıyorsunuz. Arada etki ve sonuç olarak fark oluyor, ilk seçenek çok daha doğal ve yüz yapısını koruyan bir teknik, ağız içerisinden girildiği zaman yüz yapısı da değişiyor. Ama gerekli olduğu zaman çok etkili ve doğru bir yaklaşım.

En önemli gereklilik sebebi yanaklardaki düzleşme, ki bu genellikle yapısal oluyor ve genç yaşlarda da bu düzlük bulunuyor. Her iki işlem de 1-2 saat arasında sürüyor, iyileşmeleri 1 hafta civarında. Beraberinde mutlaka yağ enjeksiyonu da bence lazım. Bu neredeyse bir kural benim için. Çünkü dolgunluk olmadan, sadece çekiştirip kaldırarak, gererek bence bir yere varmak mümkün değil.

3.Face Lift:

Yani meşhur yüz germe ameliyatı. Bu hala çok popüler olamayan bir ameliyat. Nedense bu ameliyatın çok zor olduğu, insanı perişan ettiği, aylarca mosmor gezilmesi gerekeceği gibi bir inanış var.

Bu aslında hem Amerika’da hem Avrupa’da en çok yapılan ve en popüler estetik ameliyatlardan birisi. Bildiğiniz 45 yaş üstü neredeyse bütün yabancı ünlülerde bu ameliyat var. Sanılanın aksine belli bir iz bırakan bir ameliyat değil, yeter ki iyi yapılsın.

Ameliyat:

İşlem kulak önünsen yapılıyor. 3 saat civarında sürüyor, yüz cildi kulaklara doğru geriliyor ve fazlalıkları alınıyor. Çok çok teknik detayları olan, ciddi bir tecrübe ve beceri gerektiren ama çok etkili, iyi yapılırsa çok memnun kalınan bir ameliyat. 45 yaş üzerinde hemen herkeste ciddi değişiklik yapabilecek, 50 yaş üstü yüzünde bir şeyler yaptırmak isteyen herkes için olmazsa olmaz diyebileceğim bir ameliyat.

İyileşme süresi 2 hafta, beraberinde yine yağ enjeksiyonu şart, endoskopic lifting’lerde büyük oranda gerekli.

Hematom gibi bir riski elbette var ama en çok korkulan deride dolaşım problemi olması. Bu sigara içenlerde görülen bir risk, ben sigara içen neredeyse hiç kimseye bu ameliyatı yapmıyorum.