Ana Sayfa>Ameliyatlar>Yağ Enjeksiyonları
Sitemizde göreceğiniz tüm fotoğraflar hastane ortamında çekilmiştir. Dr. Teoman Doğan muayenehane ortamında estetik ameliyat gerçekleştirmemektedir.
YAĞ ENJEKSİYONLARI - Fat Injection

Yağ enjeksiyonları son dönemde üzerinde en çok durduğumuz konu. Son 3-4 yıla kadar yağ dokusunun gözümüzde bir kıymeti yoktu, liposuction ile aldığımız yağları gönül rahatlığı ile çöpe atıyorduk. Ama son yıllarda bizi çok şaşırtan bir şeyi, yağ dokusunun vücutta bilinen en zengin "kök hücre" deposu olduğunu birazda şaşırarak öğrendik.

Kök hücre son dönemde eminim çok sık duyduğunuz bir şey. Bu hücrelerin diğer hücrelerden tek farkı henüz evrimleşmemiş, yani bir çeşit "bebek" hücreler olmaları. Bir kök hücre uygun şartlar altında bir sinir, deri ya da kas hücresi olarak gelişebiliyor. Hasar görmüş bir yerde bulunan kök hücreler "joker" gibi ihtiyaç olan, eksik olan dokular haline dönüşüyorlar.

Ve bu hücreler yağ dokusu içerisinde bol bol mevcut. Bu bilgi yağ enjeksiyonunu basit bir "doldurma", "kırışık giderme", "şekillendirme" işleminden çok daha ileriye götürüyor ve ameliyat sonucunun çok ötesinde bir "gençleştirme" işlemi haline de getiriyor. Bu etkiyi aslında bir çok plastik cerrah yıllardır biliyordu. Ben 10 sene önce hocam Dr.Oscar Ramirez'in yanındayken bunu bir kaç kez konuşmuştuk. Bana endoskopik ameliyatlardan 2-3 ay sonra hastaların ciltlerinde açıklayamadığı bir gençleşme gördüğünü, bunun yaptığı ameliyat ile bir ilgisini bulamadığını ama her seferinde de gördüğünü söyledi. Aynı etkiyi bu ameliyatı yapmaya başlayınca ben de çok bariz bir şekilde gördüm. Şimdi geriye dönüp baktığımda bu ameliyatlarda her ikimizinde mutlaka yağ enjeksiyonu da yaptığımızı ve ciltteki bu iyileşmenin yağ içerisinde farkında olmadan verdiğimiz kök hücrelerden kaynaklandığını biliyorum.

Özetle yağ enjeksiyonu aynı zamanda bir hücre yenileme zincirini de başlatıyor ve etkisi gözle görülenden daha ileri düzeyde.

Teknik:

Teknik olarak yağlar liposcutiona benzeyen bir yöntemle alınıyor. Ben belden, yan taraftan alıyorum. Bu neredeyse bir iğne ile alınıyor, enjeksiyon yine bir iğne ile yapılıyor. İşlem lokal anestezi ile de yapılabilir. Kesip dikmek gibi cerrahi işlemler yağ enjeksiyonu için gerekli değil.

Micro-Fat Grafting (Mikro Yağ Enjeksiyonu):

Bu son yıllarda gelişen, yağ enjeksiyonunun geldiği daha ileri bir nokta. Alınan yağlar bir işlemden geçiriliiyor ve nerdeyse süt kreması gibi sıvı, akışkan ve homojen bir hale getiriliyor. Bunun 3 avantajı var, bir kere yağların kalıcılığı çok daha yüksek oluyor, verilen yerlerde, özellikle göz altlarında topaklar oluşturması engellenmiş oluyor ve bu akışkan sıvı çok çok ince, dokulara zarar vermeyen iğneler ile enjekte edilebiliyor.

Bu da şişlik ve morlukları ciddi şekilde azaltıyor.

Hangi bölgelere yağ verilebilir?

Prensip olarak heryere yağ enjeksiyonu yapılabilir. Örneğin hiç memesi olmayan bir kadına sadece yağ enjeksiyonu ile meme yapmak mümkün. En sık uygulama yapılan bölge elbette yüz. Ben göz altlarına özellikle yağ enjeksiyonu yapmayı öneriyorum. Yaşlılık bulgularının en önemlisi göz altlarında gelişen çöküklük. Bu göz torbaları büyümüş ise tam torbaların alt hattında bir çöküklük olarak kendini iyice belli ediyor. Micro-Fat Graft özellikle bu çöküklük için etkili.

Yağ enjeksiyonun çok sık kullandığım bir diğer alan kaşlar ve eğer varsa üst göz kapaklarında ki çukurluk. Kaşların dolgun olması çok önemli, yaşlılıkta en önemli değişikliklerden birisi kaş dolgunluğunun kaybı. Bu dolgunluğu yerine koymak hem daha genç bir ifade veriyor hemde ek hiç bir işlem yapmadan kaşları daha kalkık ve gergin bir hale getiriyor.

Çene ucunu ve elmacık kemiklerini de yağ enjeksiyonu ile dolgunlaştırmak mümkün. Özellikle alın eğer düz ise yine yağ vererek yuvarlak bir alın yapısı oluşturabiliyoruz.

Kırışıklılar için de elbette yağ, özellikle de Mikro-Yağ enjeksiyonu çok etkili. Dudak dolgulaştırma için, bence en doğru ve doğal teknik yine yağ vermek.

Bu saydıklarım en sık kullandığım yerler ama bunlarda bir sınır yok, yüzde yada vücutta heneb heryere, bir ameliyat izine bağlı çöküklüğe, ya da yapısal olarak düzleşmiş bir "popo" ya yağ verebilirsiniz.

Peki bu yağların kalıcılığı ne kadar?

Haklı olarak herkezin aklına takılan ve en sık sorulan soru bu. Şöyle söyleyebilirim, belli yerlerde, özellikle elmacık kemiği gibi hareketsiz noktalara verilen yağların çok büyük bir kısmı, neredeyse tamamı kalıcı oluyor. Bu işlemi çiçek ekmeye benzetebilirsiniz. Bir saksıda duran çiçeği alıp başka bir saksıya ekiyorsunuz. Eğer bu transferi doğru yapar, çiçeğe iyi davranır, onun neye ihtiyacı olduğunu bilirseniz, suyunu da verirseniz çiçeğiniz hayatına yeni saksısında kaldığı yerden devam edecektir. Yağ dokusu da canlı hücrelerden oluşuyor ve aynı şekilde transfer etmek mümkün.

Özellikle son yıllarda yağ transferi teknik olarak çok ilerledi ve yağların kalıcılığı ciddi şekilde arttı. Genel olarak yağ enjeksyonun bir kere yapılması gereken bir işlem olduğunu ve belli aralıklar ile tekrar etmek gerekmediğini söyleyebilirim.